31 Mayıs 1914 – 8 Ocak 1986
Şevikece’nin birtanesi (!) 4 güzel oğlu olmuş , temiz bakımlı İbrahim dedemiz.. Tane tane konuşan otoriter kişiliği ile, tertemiz jilet gibi kıyafetleriyle hatırlıyorum ben seni.. Nur içinde yat..


31 Mayıs 1914 – 8 Ocak 1986
Şevikece’nin birtanesi (!) 4 güzel oğlu olmuş , temiz bakımlı İbrahim dedemiz.. Tane tane konuşan otoriter kişiliği ile, tertemiz jilet gibi kıyafetleriyle hatırlıyorum ben seni.. Nur içinde yat..

Dedemin kulplu alüminyumdan kupasından buz gibi su içmesi ve İstanbul’a geldiğinde takım elbisesini giyip jilet gibi sokağa çıkması gözümün önünde.. Babamın anlattığı bir olay da onun otoriter ve sert bir baba olduğunu göstermişti bana; annemle nişanlılar, düğün günü sanırım saçını uzun mu bulmuş ne, öyle basit bir konuda babama insanların önünde tokat atmış. Canım babam bunu unutamamıştı anlatır dururdu bize.. Babaannem de hem sever, hem de konuşur dururdu, “az mı dövdü beni gençken” diye.. ah dedecim, şimdi yaşasaydın bütün torunların etrafında olsaydı ne çok sevinirdin eminim…
Ruhtan Başkaya – Torunu
Her sabah evden çıkarken ayakkabısını silme bezi ile silerdi. Küçük radyosunu göbeğinin üstüne koyar haber dinlerdi. Akşam üstü eve geldiğinde balkonda denize doğru tahta sandalyede oturur çay bardağındaki rakısı eksik olmazdı. yanında da taze incir (dibindeki ağaçtan koparılan) yerdi. Ama taze indiri soyarken yapış yapış olan parmaklarını yıkamak için yanında su dalo bir kase olurdu, inciri soyar parmaklarını yıkar sonra da silme bezi ile silerdi.