Sevdiklerimizin hayat hikâyeleri onların hayatta bıraktıkları izleri olsun…
Ben Yelda. Hayattaki İzler, yıllardır içimde taşıdığım bir hayalin adı.
Sevdiklerimi kaybettikçe fark ettim ki geride kalan boşluğu dolduran şey eşyalar değil; onların sesi, anlattıkları, o küçük gülüşleri ve bir daha soramayacağım sorular oluyor. En çok da “keşke otursaydık da anlatsaydın, keşke kaydetseydim” dedim. Çünkü o sohbetler bir daha geri gelmiyor.
Bu his beni tek bir soruya götürdü:
Başta, güzel görünen ama kimsenin gerçekten kullanmadığı benzerleri gibi bir şey yapmaya çok yaklaştım. Sonra durdum. Çünkü mesele şık bir internet sayfası değildi; mesele, bir insanın hayat hikâyesini —daha vakit varken— kaybolmadan tutabilmekti.
Hayattaki İzler bunun için var. Sevdiğiniz kişi konuşur gibi anlatsın; yazmayı, düzenlemeyi, fotoğrafları ve kitabı biz üstlenelim. Teknolojiyle aranız olması gerekmesin — bir WhatsApp yeter. Sonunda elinizde, nesillere kalacak gerçek bir kitap olsun.
Tek bir ilkem var: yardım etmek, kalbe dokunmak — asla acıdan kazanç peşinde olmamak. Bu yüzden buradaki her işi, kendi aileme yapar gibi yapıyorum.
Sizin de anlatacak birileri var. Ve en güzeli, bunu yapmak için hâlâ vakit var.
Kalbe dokunuruz
Her hikâyeye, kendi ailemizmiş gibi özenle ve saygıyla yaklaşırız.
Sizi yormayız
Zor kısmı —yazı, düzenleme, tasarım, baskı— hep biz üstleniriz.
Gizliliğe saygı
Anlatılan her şey yalnızca size ve ailenize aittir. Gizliliğiniz bize emanet.
